Sosyal Medya Çocukları Nasıl Etkiliyor?

Sosyal Medya Çocukları Nasıl Etkiliyor?

Sosyal medya mecraları (Facebook, Twitter vb.) günümüz yaşantısının olmazsa olmazları arasına girdi ve sadece yetişkinler için değil çocuklar için de vazgeçilmez bir hâl almaya başladı. Yapılan son araştırmalar bu durumun çocuklar üzerinde bazı olumlu etkileri olsa da olumsuz etkilerinin daha fazla olduğunu gösteriyor.
Amerikan Pediatri Akademisinin araştırması, özellikle ergenlik dönemindeki çocukların, tüm boş zamanlarını bu sanal dünyada harcadıklarını ve daha fazla vakit geçirebilmek için başka aktivitelerinden ödün verdiklerini gösteriyor.
Peki sosyal medyanın çocuklar üzerinde ne gibi olumsuz etkileri olabilir?
Çocuklar sosyal medya mecralarını kontrolsüz kullandıklarında bu alanda şiddete maruz kalabilirler. İnternet ortamındaki şiddetten kaçabilmeleri fiziksel bir şiddet olayından kaçmalarından daha zordur. Farklı hesaplardan hakarete uğrayabilir ve bu gibi olaylarla tek başlarına başa çıkamayabilirler. Buradaki şiddet, mağdur kişinin internet adresinden, adres defteri üzerinden çevresindeki insanlara yalanlar yaymak, nefret dolu mesajlar yayınlamak ve uygun olmayan görseller paylaşmaya kadar ulaşabilir. 

Evet gençlerin, hayatın bir parçası olarak gördükleri sosyal medya mecralarını kullanımlarını; kendini ifade etme ve daha geniş kitlelere ulaşabilme arzusu olarak da görüyorum. Sosyal medya mecraları benzer arkadaş grupları içinde bir sosyalleşme aracı olmakla birlikte aynı zaman da özellikle doğru kullanımlarda bir fırsatlar dünyası da sunuyor. Hayatın gerisinde kalmama, yeni trendleri takip edebilme güdüsü de gençlerin yoğun sosyal medya kullanımlarını tetikleyen unsurlar arasında.

Sosyal medya mecralarının tanıdığı özgürlük alanından da bahsetmek gerekiyor. Bu özgürlük alanı gençleri cezp ediyor. Açık ve özgür bir alandan bahsediyoruz. Ailelerinde, okullarında yani çevrelerinde tanınan özgürlük alanından çok daha geniş bir özgürlük alanı burası doğal olarak.

Sosyal medyada kullanım şeklini ve davranışları neler belirliyor?

Gençlerin aileden gelen eğilimleri yâda sonradan edindikleri çevre sosyal medya alışkanlıklarını doğrudan etkiliyor. Bunun yanında kişisel eğilimlerini en rahat biçimde gösterdikleri yer sosyal medya oluyor.

Yani hayatı yaşama biçimleri, bakış açıları, tercihleri, alışkanlıkları, sonradan kazandıkları tecrübe ve kazanımları ve buna benzer tüm faktörler sosyal medyayı kullanım şeklini ve oradaki davranışları etkiliyor.

Gençlerin sosyal medyayı kullanım alışkanlıkları nasıl?

Yapılan bir araştırmaya göre gençlerin sosyal medyayı kullanım sıklıkları, süreleri ve zamanları, bu mecrayla çok yakın ilişki içinde olduklarının gösteriyor.

Bu araştırmaya göre gençlerin yüzde 86’sı sosyal medyaya günde en az bir kez, yüzde 72’si ise her gün birkaç kez bağlanıyor. Her 3 gençten biri sosyal medyada günde en az 3 saat geçiriyor.

Gençlerin en çok kullandığı sosyal medya mecrası ise yüzde 89 ile Facebook. Bunu Youtube ve Instagram gibi görsel paylaşım siteleri takip ediyor.

Twitter da popüler bir mecra olarak sosyal medyada yerini alıyor. Gençlerin yüzde 45’i bu siteyi kullanıyor. Öğrencilerin yüzde 56’sı, çalışanların yüzde 47’si, yükseköğretim mezunlarının yüzde 49’u buradan paylaşımda bulunuyor.

Sosyal medyanın gençler üzerindeki etkisi nedir?

Sosyal medya  etkili ve bilinçli kullanıldığında olumlu, bilinçsiz kullanıldığında da olumsuz sonuçlar verebiliyor.

Özellikle doğru kullanıldığında soysal medya;

Bu mecraların tanıdığı açık ve özgür alan sayesinde gençlerin kendilerini daha fazla ifade etmelerine olanak verir. Hayata dair tüm ilgi alanları yani benzer gruptaki insanlarla aynı mecrada sosyalleşir ve ufkunu açabilir. Hayatın en değerli materyali olan bilgiye doğru ve hızlı şekilde ulaşabilir. Kariyer planlamasını bu mecralar üzerinden gerçekleştirebilir.

Yanlış kullanımında ise;

Sosyal medya mecralarının yoğun kullanımı; zaman kaybına ve bağımlılığa yol açıyor. Eğitim ve öğretiminin aksamasına ve dolayısı ile başarısızlığına sebebiyet veriyor. Ayrıca, takip edilebilecek veya dahil olunabilecek yanlış gruplar ve topluluklar; Nefret ve şiddet eğilimlerini artırıyor, ahlaki çöküntüye ve kişilik bozukluklara yol açıyor.

Gençleri sosyal medyanın zararlarından nasıl koruyabiliriz?

Sosyal medya kullanımını, teknolojinin getirdiği yeniliklere kontrol altına almak, kısıtlamak ya da engel olmak artık mümkün görünmüyor. Ancak çocukların ve gençlerin iyi ve doğru bir sosyal medya takipçisi olmaları için ailelerin çocuklara insanca yaşamayı ve paylaşmayı öğretmeleri gerekiyor. Gençleri, sosyal medyada daha az vakit geçirecekleri ve özellikle birlikte yapacakcakları etkinliklere dâhil etmeleri önemli. Ayrıca, özellikle 10 – 16 yaş grubu çocuklarımızın sosyal medya kullanımlarını dikkatle takip etmemiz ve kontrol altında tutmamız gerekiyor. Bu noktada karşımıza benim ‘Eski İnsan – Yeni Medya’ diye adlandırdığım sorun ortaya çıkıyor. Aileler Facebook gibi popülaritesi yüksek olan mecraları biliyor ve elbette çocuklarının bu alandaki paylaşımlarını kontrol ediyorlardır. Ancak, gün geçmiyor ki yeni bir sosyal medya mecrası trend olmasın. O halde, özellikle bahsettiğim yaş grubundaki gençlerin bu alanlardaki kullanımları bir şekilde kontrol altında tutulmalı.

Eğitim kısmında ise devletin özellikle okullar kanalıyla bu alanın doğru kullanılmasına yönelik eğitimlerin sıklaştırılması ve sosyal medya kullanma alışkanlığının görmezden gelinmemesi gerekiyor. Bu konuda gençlere çok ciddi anlamda eğitim verilmeli, olası tehlikelerin belirtilmesi gerekmektedir. Yasağın çekiciliği yerine ‘bilinçli kontrol’ uygulaması daha çok sonuç verecektir.


Çocuklar için bir diğer tehdit ise sosyal depresyon. Küçük çocuklar ve ergenlik dönemindekiler vakitlerinin tamamını sosyal medyada geçirmeye başladıklarında bir süre sonra, gerçek anlamıyla depresyon belirtileri göstermeye başlarlar. Uyku ve yemek düzenleri bozulur, daha çok içe kapanık yaşarlar. Bu durum arkadaş ortamlarına girmemeye ve hayattan izole olmaya kadar gidebilir.
Bu durumların yaşanmaması için ebeveynlere düşen görev, sosyal mecraları kontrol altında tutmak ve çocuklarının gerçek hayattan uzaklaşmaması için çaba harcamaktır.

Bir önceki yazım olan Çocukları Yalan Söylemeye İten 5 Sebep ? başlıklı yazımıda beğeneceğini umuyorum. Bir bakmak ister misin?

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir